Canlıların ortak özellikleri nelerdir ?

Biyolojinin gelişimi evresinde canlı kavramının da giderek değiştiği, teknolojik gelişmelere paralel olarak günden güne daha ayrıntılı bir duruma geldiği görülmektedir.
Canlılık ile cansızlığı virüslerde birbirinden ayırt etmek oldukça zor ise de canlılarda bir dereceye kadar ortak özellikleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

1-Bireylik: Canlı, bulunduğu ortamda kendine özgün bir yere sahiptir, ortam ile birbirine karışmaz. Karıştığında zaten canlılığı sona erer. Virüsler bir hücre içine girdiklerinde canlılık özellikleri gösterirken, hücre dışında kristal yapı oluşturarak cansız gibi davranırlar.

2-Hücresel Yapı:  Tek hücreli organizmalarda hücre, bütün canlılık olaylarını kendi sağlamaktadır. Gelişmiş organizmalarda ise hücreler birbirinden farklı görevleri üstlenerek yapı değişikliğine uğramıştır.
Paramecium (terliksi hayvan) ve Euglena (öglena) gibi organizmalarda farklı görevler yapmak üzere organel adını alan birçok yapılar bulunur. Gelişmiş organizmalarda organellerin görevini doku ve organlar üstlenmiştir. Gerek organeller, gerekse doku ve organlar birbirleri ile uyum içinde çalışırlar. Buna organizasyon adı verilir.
Hücre ya da doku ve organda bazen organizasyon bozulabilir. Kanser ise organizmadaki bazı hücrelerin kural dinlemeden sürekli bölünmesi ve aynı tip protein sentezi yapmaları ile beliren bir organizasyon bozulmasıdır.

3-Kalıtsal Materyal ve Biyolojik Organizasyon: 
Organizma yapısındaki elementler birleşerek kimyasal bileşikleri oluştururlar. Organizma dışarıdan besin maddelerini alır ve metabolizmada kullanır. Bazı besin maddelerini DNA’nın isteği doğrultusunda yeniden bir araya getirerek farklı kimyasal bileşikleri sentezler.

Bu kimyasal bileşikler; karbonhidratlar, proteinler, lipidler, organik bazlar, nükleotid ve çekirdek asitleri, vitaminler, enzimler ve hormonlardır. Canlılardaki kalıtsal materyal 2 şekilde bulunmaktadır; Deoksiribonükleik asit (DNA) ve Ribonükleik asit (RNA).

4-İrkilme ve Hareket: Organizmalar bulundukları ortamda oluşan tüm fiziksel ve kimyasal değişiklikleri algılarlar ve bunlara bir reaksiyon göstererek basit şeklinde irkilme, gelişmiş şeklinde ise hareket olarak gösterirler.
Bitkilerde, hayvanlarda olduğu gibi özelleşmiş duyu organları ve sinir sistemi gelişmemiştir. Ancak yine de bitki, böyle bir uyarıyı alarak cevap verebilir. Mimosa pudica (küstüm otu) yaprakların ve Helianthus annuus (günebakan, ayçiçeği) bitkisinde çiçek tablasının hareketi, bitkilerdeki harekete örnek verilebilir. Mikroorganizmalar sil ya da kamçı gibi hareket organelleri ile hareket edebilme özelliğindedir.

5.Metabolizma: Canlılar cansız varlıkların aksine ortamdan enerji alır. Daha sonra depo edilen bu enerji, çeşitli enerji şekillerine dönüştürülerek kullanılır. Doğadaki temel enerji kaynağı güneştir. Fotosentetik canlılar, güneş enerjisini absorbe edebilme ve ışık enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürebilme özelliğinde pigmentlere sahiptir. Klorofilli organizmalar, bu kimyasal enerjiyi, aldıkları su ve karbondioksitte bulunan karbon, hidrojen ve oksijen atomlarını birleştirerek organik besin maddelerini sentezlemek için kullanırlar. Bu olaya karbon özümlemesi (fotosentez) adı verilir. Yeşil bitkilerde görüldüğü gibi, organizmaların kendi besinini kendisi sentezlemesi şeklindeki bu beslenme şekline avtotrof (ototrof) beslenme adı verilir.

canlilar6-Büyüme ve Üreme: Organizmalar metabolizmaları için aldıkları besinleri enerji gereksinimlerini sağlamada kullanırlar. Açığa çıkan enerji ile küçük moleküller tekrar birleştirilir ve hücre kendini inşa eder. Bu olaya büyüme denir. Büyüyen organizma, şekil ve fonksiyon bakımından kendine benzer bireyler oluşturur, yani ürer. Üreme sırasında nesillere aktarılan DNA’daki bilgiler (genetik şifre) organizmaların kendilerine benzer bireyler meydana getirmelerini sağlar. Böylece canlılar nesillerini devam ettirirler.

7-Çevre Uyumu ve Adaptasyon: Canlı, çevresine uyum yapabildiği oranda hayatta kalabilir. Uyum yeteneğinin alt ve üst sınırlarını ise organizmanın (genotipi) belirler. Kalıtım terimi, her organizmanın yapısal ve fonksiyonel karakterlerinin dölden döle aktarılmasını açıklar. Kalıtımla ilgili bilgi, hücre nükleusunda, kromozomlardaki DNA moleküllerinde şifrelenmiştir. Kromozomlardaki bu şifre zaman zaman bozulabilir veya değişikliğe uğrayabilir. Kalıtsal yapıda meydana gelen bu değişmelere mutasyon adı verilir. Genellikle mutasyonlar canlılar için zararlıdır. Örneğin; insan DNA’sında meydana gelen küçük bir mutasyon, hemofili gibi genetik bozukluğa neden olabilir. Hemofili hastalığı, insanda kanamaların durmaması yani kanın pıhtılaşmaması hastalığıdır.

ekosistem piramidi8-Organizmalar Arası Dayanışma: Doğada büyük bir organizasyon modeli görülür. Fotosentetik yeşil bitkiler ile kemosentetik organizmalar, doğanın üreticileridirler. Tüketici organizmalar, ototrof organizmaların sentezledikleri ve depoladıkları besinlerle beslenirler. Ekosistemin besin zincirinin son aşamasında ise ayrıştırıcı organizmalar yer alır.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Bu makalenin hazırlanmasında Doç. Dr. Ruziye DAŞKIN’ın BİYOLOJİNİN TANIMI, TARİHÇESİ, CANLILIK KAVRAMI adlı ders öğretisinden yardım alınmıştır.

, , , , , , , , , , , , , , , ,

Henüz yorum bulunmamaktadır.

Bir Cevap Yazın